Ada; ‘Esenyurt benim ilk göz ağrım’

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Ada; ‘Esenyurt benim ilk göz ağrım’
Ak Parti’den Esenyurt Belediyesi Başkan Aday Adayı olan Abdurrahman Ada, ilçeyle ilgili görüşlerini paylaştı.

‘’Esenyurt benim ilk göz ağrım’’ diyen Ada, Esenyurt’un birlik, beraberlik ve kardeşliğe ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Belediye başkanı olursa hayata geçireceği projelerden ve siyasi geçmişinden bahseden Ada: ‘‘Esenyurt’a geç geldim ama çok çalıştım. Çok iddialıyım, Esenyurt’un yüzü benimle çok güler’’ dedi. Esenyurt’a hizmetkâr olacağını söyleyen Ada: ‘’Ankara’da iki vekil, iki hâkim, iki bakan bulup onların emrine hizmet edeceksem bu iş doğru bir iş değildir. Siyasette birilerinin adamı olmamalıyız, biz Esenyurt’un adamı olmalıyız’’ şeklinde konuştu. Geçtiğimiz hafta gazete merkezimize ziyarette bulunan Abdurrahman Ada ile sizler için çok özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Kent Haber: ‘’Neden Esenyurt’u tercih ederek burada göreve başladınız?’’

‘’Bir Cuma günü sabahı abdestimi alıp buraya geldim’’

Ben eğitimci birisiyim. Ailemizin geçmişinde hep siyaset vardır. Siyasetin her katmanında olmuş bir ailenin çocuğuyum. Benim dayım da İstanbul Eski Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın okul arkadaşı. Dayım da o zamanlar Giresun Görele Köprübaşı Belediye Başkanı, ben de başarılı bir okul müdürüyüm. İstanbul’da en başarılı okul müdürleri listesinde yer aldığım için Kadir Bey’le bir öğretmenler gününde birebir tanışmışlığım vardı. Daha sonra dayım, ben ve Kadir Bey bir araya geldik. Konu siyasete, belediyeciliğe gelince Kadir Bey bana belediye tecrübemin olup olmadığını sordu ve böylelikle benim Esenyurt maceram başlamış oldu. Daha sonra dostlar meclisinde oturulurken bir tane arkadaşımız Esenyurt’ta Basın ve Halkla İlişkiler biriminin kurulacağını ve bu görevi benim yapabileceğimi söyledi. Bir Cuma günü sabahı abdestimi alıp buraya geldim. Metin Karakoç’u buldum. Metin ağabey ile beraber Kadıoğlu’nun yanına gittik. O sırada da Yunus Balta ile bir toplantıdalardı. Bana sorulan soruları cevapladım ve ‘Uygun görürseniz sizinle takım arkadaşlığı yapmak istiyorum’ dedim. Necmi Bey bana hiç cevap vermedi, yanağıma bir makas attı ve gülerek gitti.

Kent Haber: ‘’Bürokrat bir kimliğiniz varken birden bire siyasete girdiniz. Neden bürokrat kimliğinizi bırakıp da siyasete atılma gereği duydunuz?’’

‘’Beyaz bayrağı getiren ilk kişi benim’’

Yaşantımız ve yaptıklarımız hep biraz siyasi durdu. Aslında Türkiye’de biraz da böyle olmalı. Çünkü öğretmek zorundasınız. Benim okul müdürlüğüm de aykırıdır. Avrupa’ya giden ilk okul müdürü benim. Kendi ilçemde beyaz bayrağı getiren ilk kişi benim. Gümüşhane’de 70 yaşındaki kadınlara okuma yazma kursunu verdiğim için o zamanın il eğitim müdürü bana ödül vermişti. Öğrenci olduğum zamanlarda bile arkadaşlarım yıllıklara benim için ‘Abdurrahman Ada, ya ticarete ya da siyasete atılmalı’ diye yazmışlar. 

‘’Farkındalık yarattığınız zaman, siyasetçi gibi algılanıyorsunuz’’

Esenyurt gibi gelişmekte olan ilçelerde bir farkındalık yarattığınız zaman, siyasetçi gibi algılanıyorsunuz. Arkadaşlarım ‘sen niye bu kadar çok çalışıyorsun? Sen ne olmak istiyorsun?’ diye sorular sorarlardı. ‘Esenyurt’a ve Necmi Bey’e faydalı olmak istiyorum’ diyordum. Kendi alanımda arkadaşlarımızla beraber en iyisini biz yapalım, en doğrusunu biz yapalım, bu şehir gelişiyor, birileri doğru işler yaparak ekibini, başkanını ön plana çıkarsın gibi işler bizim her zaman düşüncemiz, yaptıklarımız oldu. 2014 seçimlerinde ekip olarak biz çalışmasak Necmi Bey kazanamazdı ki. İşimize kendimizi adadık. Başarıların devamı gelince de şartlar bizi bir şekilde siyasetin içinde attı.

Kent Haber: ‘’Esenyurt’un yüzölçümü ve nüfusu arttı, Esenyurt, İstanbul’un en önemli ilçesi haline geldi. Peki, siz kendinizde Esenyurt Belediye Başkanlığı yapabilecek kriterleri görüyor musunuz?’’

‘’Necmi Bey ‘Pabuç pahalı’ dedi, arkadaşlarımız ile 60 bin insanımıza ulaştık’’

İçinde yaşaya yaşaya her türlü zorluğa refleks gösterecek bir yeteneğe sahip oldum. Buna da en büyük katkı; Esenyurt’un halkı, Esenyurt’un dinamikleri, Esenyurt’un farkındalığı, başımızda Necmi Bey’in bulunması, bize hocalık yapması oldu. Olumlu yanlarını da gördük, olumsuz yanlarını da gördük. Benim en büyük avantajım, ekibe çok yakın olmam, her şeyi bizzat deneyimleyip yaşamamdır. Mesela referandum seçimlerinde en çok toplantı yapan kişi benim. Referandum seçimlerinde çalışmalarımla ön planda olduğum için Cumhurbaşkanlığı’ndan teşekkür mektubu aldım. Necmi Bey bir toplantı düzenleyerek ‘Arkadaşlar pabuç pahalı’ dedi. Bu mesajı alarak bireysel olarak 1 ayda 138 toplantı düzenleyip,  60 bin insanımıza ulaştık.

‘’Esenyurt’un yüzü benimle çok güler‘’

Bu anılarımı ileriki dönemlerimde kitaplaştırmayı düşünüyorum. Kendimizce doğru gördüğümüz bir geleceğimiz vardı, biz ona göre böyle bir çalışma temposunun içerisine girmiştik. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 'Karar Verdim Benim Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan' videosu yaptık. Türkiye'de en çok izlenen video oldu. Sağlık Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu o çalışmalarımızı Trakya'nın tamamında kitapçık olarak dağıttı. Diyeceğim o ki Esenyurt’un yüzü benimle çok güler. Çok iddialıyım. Zor olacak

 ama sonu çok güzel olacak.  Bugüne kadar farklı ve hoş işler başardık. Bugün Esenyurt’taki ESKAT, ESBİM başlı başına bizim projemiz. ESBİM işsizlere doğru bir iş bulma konusunda yarın belki de kitabı yazılacak bir projedir. Yüksek lisansımda da benim tez konumdur ESBİM.

Kent Haber: ‘’3 dönemdir Ak Parti, Esenyurt’ta iktidar. Kendi partinizin iktidar olduğu bir ilçede neyi yeterli görmediniz ya da mevcut belediye başkanı sizin için yeterli değil miydi de siz aday adayı oldunuz?’’

‘’Bu işi en iyi ben yaparım’’

Öncelikle Necmi Bey’in görevi bırakması bizi çok üzdü. 3 dönemdir Esenyurt’a çok büyük hizmetleri oldu.  Murat Bey göreve gelince birkaç ay beraber çalışma şansımız oldu. Sonra yaptığımız istişarelerde geçmiş dönemde yaptığımız görevlerden dolayı Devlet Memuru olmamıza rağmen siyasiler gibi çok ön planda olduğumuz bununda aşırı politik olarak algılandığı ve benimle devam edemeyeceğini söylemesi üzerine görevimizden ayrıldık. Gelelim niye aday olduğuma, herkesin bir tarzı vardır. Ben toplumbilimci olarak Esenyurt’un analizini yapıyorum. Çünkü her şehrin kendi bir anayasası, kendi bir dili, kendi bir hukuku vardır. Barış ve kardeşliği Esenyurt’ta uygulamamız gerek. Ben iddia ediyorum bu işi en iyi ben yaparım burada. Başka bir iddiam daha var, ekibimizle beraber bu şehirde şehir uygulamasını, şehrin ihtiyacı olan toplumsal halk temelli projeleri de en iyi ben uygularım diyorum.

Bomba projelerimiz var

Öznesine insanı koyduğunuz her yapı doğru bir yapıdır. ESKAMER dedik, yaşam merkezi, bunun içeriği muhteşem. Yani anlattıklarımızdan daha fazlası var. Ama bunları belediyemize yük etmeyeceğiz. Avrupa birliği projeleri fonlarından bunu karşılıyoruz. Bomba projelerimiz var ama çok anlatmak istemiyorum. Ulaştırma bakanlığımız ve büyükşehirle beraber, Avcılar gişelerinden başlayan yer altı projelerimiz, yanımızdaki iki meydan arasını, alttan bağlayıp üst boydan boya bir proje olacak. Belediye binasını eski yerine almak da projelerim arasında.

“İyi bir Belediye Başkanlığı çocukluk hayalimdi”

Benim düşüncelerimi, projelerimi yarın öbür gün başka birisinin uygulaması bana gurur verir. Doğru yaptığımızı gösterir. Az önce de dedik ya neden Esenyurt diye. Aslında konu Esenyurt değil. Benim çocukluğumdan beri hayalim, çok iyi bir belediye başkanı olmak. Rahmetli Turgut Özal’ı televizyonda izlediğimde karar vermiştim daha ilkokul 5. sınıftayken. Turgut Özal 1989 seçimlerinde halkla ‘Aziz vatandaşlarım, elinizi vicdanınıza koyun. Oyunuzu bana verin demiyorum ama ona göre karar verin’ demişti. Buradan yola çıktık ve 2014 seçimlerinde ‘Karar Sizin’ diye Esenyurt’ta yazı yazdırmıştık. Esenyurt’un eski ve yeni hallerinin fotoğraflarını koyduk ve altına ‘Değişim 2004’te başladı’ diye yazdırmıştık. 2 hafta sonra ise ‘Karar verdik, oyum senin’ diye yazı yazdırmıştık. Bunların hepsinin fikir babası benim, bunlar benim projelerim. Ben Esenyurt’ta barış ve kardeşliği sağlamak istiyorum. Eğer bunları söyleyip de biz tersini yaparsak bu ilçeye hâkim olamayız. Türkülerde de bu vardır: gönülden gönüle, gel gizli gizli… gönüldekini kullanmış insanlar. Barış dili budur aslında. Eğer savaşarak barış olsaydı, Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da bu savaşların çoktan bitmesi lazımdı.  O yüzden diyoruz, bulunduğumuz yerde barış ve kardeşlik dilini mutlaka hâkim kılacağız. 

‘’Atatürk demek kolay, onun dediklerini yapabiliyor musunuz?’’

Meydanın ortasına 100 yıllık Çınar ağacı dikeceğiz. Barış ve kardeşlik çınarı… Neden? Barış ve kardeşlik yüz yıllar boyunca burada devam etsin diye. bu projeyi inşallah Cumhurbaşkanımızın himayelerinde yapacağız. 81il'den toprak getirip Esenyurt'ta yaşayan 40'da fazla Ülke'ninde topraklarını getirip Dünya'nın en anlamlı 'Barış ve Kardeşik Meydanını' açacağız. Köprünün girişinde ‘Barış ve kardeşlik Şehri Esenyurt'ta  hoşgeldiniz’ yazacak. Bu çalışmalarımızla beraber Esenyurt'ta yaşayanlara gurur duyacağı bir şehir ortaya koyacağız. Örneğin iki aşiret ya da iki aile kavga etti, barışmıyorlar. Barışmak için bize geldiklerinde ailelerimizi barıştırp 'Barış ve Kardeşlik Meydanında' 100 yıllık çınarımızın altında Zılgıtını, halayını, horonunu, yöresine ait nesi varsa; onu oynatıp kardeşlik türküleri söyleyeceğiz. Bu şekilde Esenyurt'umuzu sembolleştireceğiz. Söylediklerimizin hepsinin altı dolu, hiçbirisinin boş değil. Ben bir de şuna çok karşıyım, mesela Mustafa Kemal Atatürk demek kolay ama onun dediklerini yapabiliyor musunuz? Ne diyor üstat; Asım’ın nesli, nesilmiş meğer. Genç, dinamik, bilgili bir nesil hayal ediyor. Onu uygulamak lazım, o zaman ne diyoruz? Necip Fazıl Kısakürek kültür merkezi demeyeceğim. Asım’ın nesli sanatla gösteri merkezi diyeceğim. Algı budur. Düşünün, bir tarafta engelliler için sanat galerileri oluşturulmuş, diğer bir tarafta kültürle ilgili sanat galerileri kurulmuş.

Kent Haber: ‘’En iddialı projeniz hangisi olur bu durumda?’’

Ben bütün projelerime güveniyorum. Barış ve kardeşlik üzerine kurduğum üç projem var. Bunlarla yalnız Türkiye’yi değil, dünyayı sallarız. Her şeyi hazır... ESKAMER uygulamamızla beraber Türkiye’yi çok gururlandırırız. Şu ana kadar televizyonda çok görmediğiniz Esenyurt, ya da haberlerde sadece uyuşturucu ile ve onunla bununla anılan Esenyurt gidecek yerine her hafta - bu kesin sözümdür - kimsenin yapmadığı güzel işlerle televizyonda yer bulacak Esenyurt. Yani Esenyurt böyle bir Esenyurt olacak. Ve bir şey daha söylemek istiyorum Esenyurt’un sanayisiyle ilgili. Esenyurt sanayisinin şehir merkezindeki yollardan bir farkı olmayacak. Altyapısı, üstyapısı, ışıklandırmasıyla beraber oraya özel bir kentbilimci yollayacağız, sanayiyle özel bir iş yaparak tamamını belediye olarak biz yapacağız. Evren Sanayi’nin ikinci kısmında yol açısından ciddi sorunlar var. Hem de Esenyurt’ta kurbanlık alanlarımız yok. Kurban Bayramı döneminde kurbanlık alan olacak orası, diğer zamanda açık oto show olacak.

Kent Haber: ‘’Ak Parti’nin adayları noktasında yerelde çok ciddi söylentiler, aday enflasyonu var. Genelde de çok daha başka bir şey var. Esenyurt için eski bakanlar, milletvekillerinin adı geçiyor. Siz bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?’’

‘’Kabahat bizim’’

Esenyurt için çok aday yok. Mesela Avcılar, Esenyurt’tan küçük bir yerdir. Avcılar’da 30 tane aday var. Esenyurt algı olarak çok büyük, insan kalabalığı, nüfusu, sanayisi bunlarla birlikte 16 tane adayı var. Bunlara rağmen de 16 aday, çok aday değildir. İkincisi dışarıdan aday meselesi… Burada kabahat bizim. Aramızdaki aday arkadaşlarımızın ve etrafındaki insanların, yukarı gidip Murat kötü, Hasan kötü, o kötü, bu kötü, o oralı, şu şuralı derlerse yukarının da kafası karışır bu durumda. Onlar da burada olmuyormuş derler il dışından göndermeye kalkarlar.  Niye böyle yapılıyor? Ben olamıyorsam o da olmasın mantığı bizi bu hale getirdi. Bir de bakarız ki parti seni de aday yapmıyor o zaman n’oluyor? ‘Dışarıdan aday istemiyoruz’a dönüyor iş. Ben ikisini de yanlış buluyorum. Dışarıdan geldiği zaman da buraya ne faydası olacak, buraya ne kazandıracak bunları değerlendirmek lazım. Bir de Ankara’ya buradan çok ciddi manipüle hareketler oluyor. Ben şu süreçte hiç Ankara’ya gitmedim. Genel merkezimizin beni buradan değerlendirmeleri gerekir. Ben Ankara belediye başkanı olmayacağım, Esenyurt Belediye Başkanı olacağım. Esenyurt’taki projelerime bakılması lazım, dışarıdaki halkın beni bilmesi, halkın beni anlatması lazım. Önce buraya hâkim olmam lazım.

‘’Siyasette birilerinin adamı olmamalıyız’’

Benim kendimi bu halka adamam lazım, birilerine değil. Ankara’da iki vekil, iki hâkim, iki bakan bulup onların emrine hizmet edeceksem bu iş doğru bir iş değil. Siyaset eğer bu noktaya hapsolursa, Esenyurt’a yazık olur. Siyasette birilerinin adamı olmamalıyız, biz Esenyurt’un adamı olmalıyız. Esenyurt’a hizmetkâr olmalıyız. Halkla yaşarsanız, bu durum anne çocuğun ilişkisine benzer. Anne için çocuk canından bir parçadır. Anne çocuğun esnemesinden uykusunun geldiğini anlar, ses çıkarmasından neye ihtiyacının olduğunu anlar. Bir şehirle kendinizi bütünleştirirseniz, o şehrin her türlü ihtiyacını, sorununu bilirsiniz ve bunu uygularsınız. Ama kafanız başka yerde başkalarıyla olursa, başka bir mantık ile hareket ederseniz, dediklerinizin bir kısmını yaparsınız. Ama şehirlere yazık olur, insanlar mutsuz olur.

Kent Haber: ‘’Adaylık alamazsanız şayet ne yapmayı planlıyorsunuz? Memuriyet hayatınıza geri mi dönersiniz yoksa siyasi hayatınıza devam mı edersiniz?’’

‘’Hiçbir koltuğa yapışıp kalmam’’

Şartlar bizi nereye getirecek bunu bilemeyiz. Bize görev verirlerse ben görevden hiç kaçmadım. Doğru bildiklerimizin hepsini elimizden geldiğince yaptık. Benim bir özelliğim var: hiçbir koltuğa yapışıp kalmam, dikkat ettiyseniz ben koltuğu çok rahat bırakan birisiyim. Alışmadığım için koltuğa çok rahat bırakıyorum. Biz yaptıklarımızla, bilgilerimizle, tecrübelerimizle, projelerimizle gündeme gelmek istiyoruz. Baktım olmuyor, memuriyet hakkım benim. Belki memuriyete geri dönerim ama yine olmazsa memuriyeti bırakıp sadece ticaret yapıp, rızkımın peşinde koşan bir adam olmak isterim. Siyasette şöyle bir şey var: hizmet aşkınız heyecandan dolayı çok iyi, halka karşı her şeyi yapıyorsunuz ama bu seferde ailenizi ihmal etmeye başlıyorsunuz. Çocuklarımız yetim büyüyorlar aslında. İçimi acıtan hayatımda tek şey budur. Eğer baktık olmuyorsa aileme daha fazla zaman ayırmak istiyorum. Hiçbir şeyin peşinden ihtiraslı gitmedim. Ben hep çalışarak gündeme geldim. Çalışarak gündemde bulundum. Çalışarak da yoluma devam edeceğim. Hangi parti olursa olsun, tüm arkadaşlara başarılar diliyorum. Yarış ne olursa olsun, adaletli, saygılı ve ölçülü olsun.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Şifreniz bunlardan biriyse hemen değiştirin!Önceki Haber

Şifreniz bunlardan biriyse hemen değişti...

Başkan Alatepe: Esenyurt’ta yerli ve milli belediyecilik yapıyoruzSonraki Haber

Başkan Alatepe: Esenyurt’ta yerli ve mil...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!